Danışma Hattı

444 5 003







Copyright 2013 Sefa Termal
tasarım ve uygulama Sıradışıdigital

  • Kaplıcanın Resmi Başkenti Afyonkarahisar’ın en kaliteli termal sularının bulunduğu bölge olan Yaylabağı-Gazlıgöl yöresinde kurulmuş olan Sefa Termal Tatil Köyü ile huzur ve sağlığı dört mevsim sizlerin hizmetine sunuyoruz.

    Tesisimizde sahip olduğumuz içme ve banyo suyu Türkiye’nin en mineralli suyu olmasıyla birlikte birçok sağlık sorununa iyi gelmektedir. Göze hitap eden modern iç ve dış tasarımıyla konaklama alanları, konforlu yatak odası ve ferah oturma odasıyla, açık mutfağı bulunan tesisimizde rahatınız için gerekli her şey düşünülmüştür…

    Tesisimiz Afyonkarahisar İl merkezine 21 km mesafede olup, hem karayolu (Afyon-Seyitgazi-Eskişehir) hem de demiryolu ile (Afyon-Kütahya-Eskişehir) ulaşım imkanı mevcuttur.

    250 kişilik lokanta 200 kişilik sunum kapasitesi var. Mevcut durumumuz 322 Oda,28 Villa,32 apart daire toplamda 1576 yatak kapasitesi ve 60.000 m2 alana sahip tesisimiz ile misafirlerimize sağlıklı ve huzurlu bir yaşam merkezi sunmaktayız.Bölgenin en büyük termal tesisleri içerisinde olma yolundayız.

  • Sefa Termal Tatil Köyü projesi Afyonkarahisar'ın kuzeyinde yeralan İhsaniye ilçesinin Gazlıgöl Belediyesi'nde yapımına başlanmıştır. İl merkezine uzaklığı 20 km. dir.Tesis alanımızın tamamı 66000 m2, kapalı bina alanı 4564 m2'dir.

    Termal tesisimiz hem karayolu (Afyon-Seyitgazi-Eskişehir) hem de demiryolu ile (Afyon-Kütahya-Eskişehir) ulaşım imkanı mevcuttur.

    Termal tesisimizde bulunan sıcak suyun ihtiva ettiği mineral değerler içme ve banyo tedavileri için faydalanıldığı gibi suyun bulunduğu kapalı ortamlarda oluşan nemli ve buharlı havanın solunumu da tedavi edici bir etken oluşturmaktadır.

    Tesisimiz, sizler için hazırlanmakta olan sağlık kompleksi, alışveriş merkezi, spor sahaları ve huzur veren bir tatil olanağı için her türlü detay düşünülerek siz değerli müşterilerimize sunulmuştur.

    Unutulmaz bir tatil keyfi için yaz-kış yılın her mevsimi gelinmesi gereken bir yer ve yatırım istiyorsanız Sefa Termal Tatil Köyü tam size göre...

  • Sefa termal otel sanal turumuzu izlemek için tıklayınız.

    Sefa termal apart otel sanal turumuzu izlemek için tıklayınız.

  • Tanıtım videomuzu indirmek için tıklayınız.

  •       GECELİK 4 GECE VE ÜZERİ
    Apart Daire 96 m2 1+1 Daire 125 TL
    Apart Otel 55 m2 1+1 Daire 75 TL
    Dublex Villa 135 m2 2+1 Daire 125 TL
       
  •       GECELİK 4 GECE VE ÜZERİ
    Dublex Villa 135 m2 2+1 Daire 175 TL 150 TL
         
  • Sözleşme 52 ve Hesap Numaraları
    Sözleşme 36 ve Hesap Numaraları

    *Banka hesap numaraları sözleşmelerin sonunda yer almaktadır.


  • AFYONKARAHİSAR MERKEZ BÜRO
    Dumlupınar Mah. Yzb Agah Cad.
    Dişbudak İş Merkezi Kat:5 D:10
    Afyonkarahisar
    Tel:0 272 215 64 65
    Fax:0 272 213 08 00
    GAZLIGÖL TESİS
    Esentepe Mah. Keskin Cad No:16/A
    Yaylabağı/Gazlıgöl
    Afyonkarahisar
    Apart Otel Rezervasyon
    Tel:0 272 273 64 14
  • İletişim Formu
    Ad Soyad
    Cep Telefon
    Mail
    Mesaj
  • Rezervasyon

    Ad Soyad *

    Cep Telefon*

    İş Numarası

    Mail *

    Yetişkin Sayısı*

    Çocuk Sayısı*

    Giriş Tarih *

    Çıkış Tarih*

    Oda Tipi*

    Not

    (*) zorunlu alan

  • Çevresel Etki Değerlendirme Belgesi
    Sefa Jeotermal 2013 Faaliyet Belgesi
    Jeotermal İşletme Ruhsatı
    Termal İşletme Ruhsatı
    Kampanyalı Satış İzin Belgesi
    Kimyasal Su Analiz Raporu
    Sefa Jeotermal 2013 Sicil Kayıt Sureti
    Sosyal Tesis Kullanma Ruhsatı
    Su Balneoloji Raporu
    Termal Su İşletme Belgesi
    Sefa Jeotermal Ticari Gazete
  • *Sefa Termal, kaplıca başkenti Afyonkarahisar İli Yaylabağı-Gazlıgöl Termal Bölgesi’nde kurulmuştur.

    *Termal suyumuz bulunduğumuz bölgenin en mineralli suyu seçilmiş olup, yerin 500-550m derinliğinden çıkmakta olup, çıkış noktasındaki sıcaklığı 85 derecedir. Çıkış yerinde debisi 60 LT/sn’dir.

    *Kaynak sularımız artezyen (kendiliğinden yer altından çıkan) olup, arsenik, siyanür gibi insan vücuduna oldukça zararlı toksik ve zehirli maddeler bulunmamaktadır. Bu da yer altından çıkan suyumuz sağlıklı ve doğal olduğunu ve bir çoğunun aksine içilebilir olduğunu göstermektedir (Belgeler ile onaylanmıştır, belgeler bölümünden ulaşabilirsiniz)

    *Çed raporu dahil resmi evrakların hepsine sahibiz (Bkz. Resmi Belgeler).

    *Belgelerimiz Türkiye Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği (TÜRKAP) Başkanı Prof. Dr M. Zeki KARAGÜLLE tarafından, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nce onaylanmıştır.

    * İleriye dönük vizyonu ve sektöre çağdaş bakış açısının bir göstergesi olarak, Sefa Termal Avrupa Kaplıcalar Birliği (ESPA) sponsorluğunu üstlenen bir kurumdur.

    * Turizm sektöründe yeni değiliz, 10 yılı aşkın bir süredir bu sektörü yakından tanımaktayız, bu sektörde bölgenin ilk girişimcisiyiz.

    *Sefa Termal projesinde diğer projelerden farklı olarak; tesisin kurulduğu arazi kendimize ait olduğundan arsaya herhangi bir ücret ödenmediğinden, arsadan kaynaklanan farkı üyelerimize yansıtmıyoruz. Kaliteyi daha ucuza mal ediyoruz.

    * Dairelerimizde çamaşır makinesi, ebeveyn yatak odasında LCD TV, kapalı devre telefon sistemi gibi yaklaşık 20 özellik açısından diğer projelerden üstünüz.

    *Tam teşekküllü, her branşın zamanla yer alacağı, Tüm Tıp Hastanesi kurmayı hedefine alan tek kuruluşuz.

  • Termal Suların Vücut Üzerine Etkileri ve Fayda Sağladığı Hastalıklar

    İnsan vücudunun yaklaşık %70’si sudan ibarettir. Bu nedenle bünyede çeşitli nedenlerle şekillenen bozukluklarda bu su dengesinin bozulmaması düşünülemez. Su ve beraberinde vücut için hayati öneme haz elementlerin bolca bulunduran termal mineralli kaplıca sularının insan sağlığında oldukça önemli faydaları olacağı muhakkaktır.

    Sıcak suların kas, kemik ve sinir sistemi üzerine olan etkileri sayesinde ağrıyı azalttıkları bilinmektedir. Sıcak su, vazodilatasyona (damarlarda genişleme) nedenolarak kas iskemisini (kan akımı) azaltır ve kas spazmını çözerek ağrıyı azaltır. Genişleyen damarların kan tutma kapasitesi artıca, kalp ve akciğerlerde kan birikmesine bağlı olumsuzlukları engeller. Ayrıca, periferik (çevre) sinir sistemini bloke ederek analjezi (ağrı kesici) sağlar. Bütün bu etkiler sonucu ağrıazalır. Sıcak suların yaşlı hastalarda bozulmuş olan hormonal sistemi düzenleyerek, obezitenin (şişmanlık) azalmasına yol açtıgı ve böylece eklemlerin üzerindeki basıncın kalkmasıyla da ağrıların azaldığı belirtilmektedir.

    Endorfin hormonu aynı zamanda mutluluk hormonu olarak da isimlendirilmekte, bu hormon seviyesini yüksek olması durumunda bir taraftan daha az ağrı hissederken, diğer yandan daha iyi hissetmemize/mutlu olmamıza neden olmaktadır. Prolaktin ise belirli düzeylerde kadın üreme organlarının gelişimi ve fonksiyonu için gereklidir. Termal banyo sonrası plazma renin aktivitesi de artmaktadır. Bu hormonunun vücut tansiyonunu düzenleme gibi çok önemli işlevleri vardır.

    Suyun sıcaklığı yanında, içerdiği kükürt ve karbondioksit, kas, kemik, iskelet ve damarlar üzerine sistematik etki yapar. Sistemik termal terapinin vazodilatasyon etkisi, perifer damar hastalıkları ve bazı kalp hastalıkları için de tedavi edici niteliktedir.

    Organ ve Sistemler Hastalıklarına Üzerine Etkileri

    1-Kas ve İskelet Sistemi Hastalıkları

    İnsanların yaklaşık % 25’i romatizmal hastalıktan yakınırlar ve tüm kaplıcalar romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir. Kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmaları, bazı inflamatuar romatizmal hastalıklar (örneğin Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit), ortopedik girişimler ve travmalar sonrası. Termal sular sıcak etkileri ile beta-endorfinlerin salınmasına ve analgezi (ağrı kesici) etki göstermesine yol açarbilirler. Bu nedenle romatizma, osteoartrit, fibromyalgi gibi hastalarda rahatlama sağlayabileceği bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuştur. Eklem hastalıkları, kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmaları, bazı romatizmal hastalıklar, yaralanmalar sonrası oluşan hasarların tedavisi.

    2-Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları

    Damar sertliği hastalığında kaplıcalar, kanın bozulan kimyasını düzeltir. Damarlarda genişleme sağlar, kan dolaşımını normale çevirir. Kalp yetmezliği olmayan tansiyon hastalarında da kaplıcalar yararlıdır, tansiyonu düzenler. Sinirleri yatıştırıcı etkisinden dolayı stres kaynaklı tansiyonlara da yarar sağlar. Bunun yanında; kompanse kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, varisler, periferik arter hastalıkları, esansiyel hipontansiyon (özellikle ortostatik) gibi hastalıklarda da iyi geldiği bilimsel çalışmalarala belirlenmiştir. Kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, hipertansiyon, arter hastalıkları.

    3-Mide-Bağırsak Hastalıkları

    Mide asidinin çoğaldığı ve kamplı ağrılar ile ortaya çıkan mide hastalıklarında sodalı maden suları, içme olarak kullanılır. Bu sular özellikle, şişkinlik, gaz, baş ağrısı ve baş dönmesinde şikayetçi hastalara tavsiye edilir. Bağırsak genişlemeleri ve bağırsak tembelliklerinden oluşan rahatsızlıklarda sodalı magnezyumlu sular kullanılır. Mide hastalıkları, şeker hastalığı (diyabet), şişmanlık (obezite), gut, karaciğer yetmezliği tedavisi.

    4-Karaciğer ve Safra Kesesi Hastalıkları

    Karaciğer ve safra yetmezlikleri, safranın atılması, safra taşlarının oluşumu ve var olanların erimesinde yararlı etkileri söz konusu olabilir.

    5-Böbrek Hastalıkları

    Şifalı suların içilmesi böbreklerin temizlenmesi neden olur ve taş olan hastalarda düşmesini sağlar. Ayrıca böbrek taşı olan hastalarda sıcak banyo uygulaması taşın kırılmasına ve düşmesine neden olmaktadır. Kronik piyelonefrit, kronik sistit, kronik prostatit, böbrek taşları, fonsiyonel yetmezlik hususlarında faydalı sonuçlar verdiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Kronik sistit, kronik böbrek taşları, fonksiyonel yetmezlik gibi hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir.

    6-Kadın Hastalıkları

    Yumurtalık iltihapları,adet düzensizlikleri,bazı kısırlık durumlarından şikayetçi olanlar kaplıca tedavisinden olumlu sonuçlar almışlardır. Genital organların müzmin hastalıkları, vejetatif over yetmezliği, fonksiyonel sterilite (kısırlık), ameliyatlar sonrası adhezyon (yapışma) profilaksisi, dismenore, fluor

    7-Cilt Hastalıkları

    Bir çok deri hastalıklarında, akne, psöriasis, nörodermit, kronik rezidüel ürtiker egzamalarda, kaşıntıların tedavisinde radyoaktiviteli kaplıca suları olumlu sonuçlar verdiği bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuştur.

    8- Solunum Sistemi Hastalıkları

    Burun, boğaz ve üst solunum yollarının tedavisinde, bronşit, pnömokonyoz kaplıca tedavisi ve buhar banyoları yarar sağlar. Termal sularla tedavinin, bronş ve bronşiol kaslarının gevşemesine yol açarak astımlı hastalarda rahat nefes almayı sağlayacağı literatürlerde bildirilmektedir. Astım, bronşit, alerjik üst solunum yolları hastalıkları, pnömokonyoz gibi hastalıklara iyi geldiği görülmektedir.

    9-Sinirsel Hastalıklar

    Merkezi ve periferik kronik inflamatuar (yangısal) hastalıklar, omurga hastalıkları, travmatik lezyonlar, spastik paraliziler, nöromyopatiler, vazküler nörolojik hastalıklar, inme rehabilitasyonu, nörovejetatif distoni gibi hastaların destek tedavilerinde oldukça yararlı sonuçlar elde edileceği literatürlerde belirtilmektedir.

    10. Metabolizma Hastalıkları

    Bir taraftan sıcağın etkisiyle özellikle buğu banyolarında terleme ve yıkım faaliyeti hızlandırılırken, içme kür tedavisi ile metabolik faaliyet zincirinde önemli rolü olan karaciğer, dalak, böbrek vs. organların çalışması düzenlenmektedir. Dolayısıyla, şeker hastalığının tedavisinde de fayda sağlamaktadır. Bu tür hastalıklarda sodalı suyun içilmesi, fazla yağların yanması için sıcak su banyosu, buhar banyosu uygulanır. Gut hastalığında vücutta ürik asit birikir, bu maddede böbreklerde taş oluşmasına neden olur, kaplıca te davisi gut hastalığının tedavisinde de etkilidir. Son yapılan bilimsel çalışmalar, dünyada yaygın olarak görülen obezitenin tedavisinde termal tedavi kürlerinin iştahın ve vücut yağlarının kullanımından sorumlu leptin ve gherlin metabolizmasının kontrolünde oldukça müspet etkilerinin olduğunu ortaya koymaktadır. İnsanların ilaçlarla zayıflama çabalarının hazin öykülere dönüştüğü günümüzde termal tedavinin zayıflama üzerine bu etkilerinin yan etki oluşturmaksızın mükemmel olduğu söylemek mümkündür.

    11-Vücut ve Cilt Güzelliği

    Kaplıcalar aynı zamanda vücut güzelliği, cilt güzelliği, ruhi yorgunluklar ve STRES atma merkezleridir. Egzama, akne, sedef hastalıklarını tedavi edici etkileri bulunmaktadır.

  • Termal Su Nelere iyi gelir

    Kaplıcaların tedavi maksatlı olarak önerildiği hastalıklar:

    * Solunum sistemi hastalıkları: Astma bronşiyal, kronik bronşit, alerjik üst solunum yolları hastalıkları, pnömokonyoz.

    * Cilt hastalıkları: Egzama, akne, sedef hastalığı.

    * Kas iskelet sistemi hastalıkları: Eklem hastalıkları, kireçlenmeler, yumuşak doku romatizmaları, bazı romatizmal hastalıklar, yaralanmalar sonrası oluşan hasarların tedavisi.

    * Kalp dolaşım sistemi hastalıkları: Kalp yetmezliği, dolaşım bozukluğu, hipertansiyon, arter hastalıkları.

    * Mide bağırsak hastalıkları: Mide hastalıkları, şeker hastalığı (diyabet), şişmanlık (obezite), gut, karaciğer yetmezliği tedavisi.

    * Böbrek ve idrar yolları hastalıkları:Kronik sistit, kronik böbrek taşları, fonksiyonel yetmezlik.

    * Kadın doğum hastalıkları:Genital organın kronik hastalıkları, kısırlık, ameliyat sonrası hastalıklar, ağrılı ve zor adet görme, genital akıntı.

    * Nörolojik hastalıklar: Omurga hastalıkları, travmatik lezyonlar, inme rehabilitasyonu.

    Daha çok romatizmal hastalıklar, genel kas ve yorgunluk ağrıları üzerinde etkili olduğu bilinen kaplıca tedavisinin bir diğer önemli etkisi de hastanın yaşam kalitesini yükseltmesi ve yaşantısını aktif sürdürebilmesi için rehabilitasyon sağlamasıdır. Arınma ve temizlenmeyle birlikte bünyenin güçlenmesi, dolayısıyla kişilerin hastalıklarının kötüleştirici etkilerini üzerlerinden atmaları nedeniylekaplıca son dönemde ‘detox' olarak da tanımlanmaktadır.

    Ayrıca kaplıca tedavisi almak için belirli bir yaş sınırının olmamasına dikkat çeken uzmanlar ileri yaştakiler ve çocukların da kaplıcalardan rahatlıkla kür uygulaması alabileceğini belirtmektedirler. Çocuklarda saman nezlesi, astım gibi üst solunum yolu rahatsızlıklarında kaplıca kürlerinden yararlanılmakta iken yaşlılarda yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan birçok kronik rahatsızlıkta, örneğin hipertansiyon, kroner kalp hastalığı, diyabet (şeker hastalığı), kronik akciğer hastalığı gibi durumlarda kaplıca kürlerinin olumlu etkileri kanıtlanmıştır.

  • DÜNYADA TERMAL TEDAVİ

    Bugün “kimyasal zehirlenme” çağı olan asrımızda doğaya dönüş, termal kaynaklardan yararlanmaya ilgi her geçen gün artmakta ve bu gibi doğal tedavi yöntemlerinin kullanım alanı genişlenmektedir. Modern teknoloji ürünü ilaçların yan etkilerinin ortaya çıkması; doğal tedavi yöntemlerinin tüm dünyada önem kazanmasına yol açmıştır.

    Çeşitli ülkeler termal turizmin insan sağlığında önemli bir yeri olduğunun bilincinden hareketle termal turizm konusuna önem vermektedir. Termal turizm amaçlı olarak senede Almanya ve Macaristan'a 10 milyon kişi, Rusya'ya 8 milyon kişi, Fransa'ya yaklaşık 1 milyon, İsviçre'ye 800 bin kişi gitmektedir. 126 milyon nüfuslu Japonya'nın Beppu şehrine sadece 13 milyon kişi termal turizm amaçlı olarak gitmektedir. Avrupa'da birçok tedavi edici kaplıca merkezi mevcuttur. Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, Yunanistan, Rusya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler başta gelmektedir. Termal turizm Avrupa ülkelerinden Almanya'da önemli sektör haline gelmiştir. 263 adet resmi belgeli termal merkez bulunan Almanya'da tesislerin toplam yatak kapasitesi 750.000'dir. Almanya'nın Stuttgart kentinde bulunan Das Leuze Kaplıca ve Rekreasyon Tesislerini yaz aylarında günde 8000 kişi ziyaret etmektedir. Bu rakam, yıllık ortalama 3000 kişi/gün olmaktadır. Hekim teşhisi ve raporu olması şartıyla, kaplıca tedavilerinin hem özel hem de kamu sağlık sigorta şirketleri tarafından tam veya kısmen karşılandığı ülkelerden biridir.

    Artan talebi karşılamada mevcut tesislerin yetersiz kalması sonucu dünyanın pek çok bölgesinde hastalar sıra beklemek zorunda kalmaktadırlar.

    TÜRKİYE’DE TERMAL TEDAVİ

    Türklerin hayatında kaplıca ve hamamlar, sadece temizlenme ve tedavi için değil, aynı zamanda eğlence amacıyla da kullanılmıştır. Hamamlarda kadınların sazlı sözlü eğlenceleri, göbek taşları üzerindeki yemek ziyafetleri, gelin hamamı ve lohusa hamamı, Türk edebiyatına ve resmine de konu olmuştur.

    Türklerin temizlik tutkuları sayesinde hayat bulan kaplıcalar, Türklere has özelliklerle tekrar dünyaya tanıtılmıştır. Dünyanın en gözde yayın organlarından The New York Times’ın da belirttiği gibi, şifalı sularla tedavi kültürü Anadolu’dan Avrupa’ya yayılmıştır.

    Türklerde kaplıca ve hamamlar, herhangi bir sınıf ayrımı gözetmeksizin, saray ailelerinden halka kadar herkesin kullanabilmesi için yapılırdı. Türklerin suya ve temizliğe verdikleri önem, alınan her yerde ve her padişah döneminde yapılmış olan çeşmelerin, kaplıcaların ve hamamların çokluğundan da anlaşılmaktadır. Kaplıcalar ve hamamlar, Roma hamamlarının yapıları esas alınarak yapılmışlardır. Ancak Türklerin kendi inanç ve yaşam tarzlarına göre yaptıkları kaplıca ve hamamlar farklı özellikler taşımaktadır.

    Kaplıcalar, doğal kaynak sularının üzerine inşa edilmiş yapılardır. Bu özellikleri ile kaplıcalar, yapısal olarak hamamlardan ayrılırlar. Sıcaklıkta ortaya çıkan farklılık, kaplıcaların yıkanma yerinden çok bir tür tedavi merkezleri olmalarından kaynaklanır. Kaplıcaların sıcaklık bölümlerinde hamamlardaki göbek taşı yerine, insanların hastalıklı bölümlerini su içinde tutmalarını sağlayan havuzlar bulunmaktadır. Bu havuzlar, Roma-Helen-Bizans dönemi kaplıcalarında dikdörtgen veya oval, Türk kaplıcalarında ise genel olarak dairesel yapıdadırlar. Külhan bölümü ise, doğal sıcak suların üzerine kurulmuş olan kaplıcalarda bulunmaz.

    Nitekim bir jeotermal kuşak üzerinde yer alan Türkiye, kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından dünyada ilk yedi ülke arasına girmektedir. Eriyik maden değeri yüksek kükürt, radon ve tuz bakımından zengin olan Türkiye'deki termal sular, hem debi ve sıcaklıkları hem de çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa'daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşımaktadır. Bugün 46 ilimize dağılmış, 1600 kaynağımız bulunmasına rağmen, bu kaynaklardan sadece 200'ün üzerinde termal merkez oluşturulabilmiştir. Resmi kaynaklara göre, ülkemizdeki ruhsatlı termal yatak sayısı maalesef 30.000’in altındadır. Gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında bu rakam komik kalmaktadır.

    Termal tedavinin önemine binaen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti de kaplıca tedavi imkânlarında iyileştirme yapan uygulamasını 15 Haziran 2007’den itibaren yürürlüğe sokmuştur.

    Şüphesiz ki, ülkemiz termal turizminin önündeki en önemli engel kaliteli hizmet sunan nitelikli tesislerin azlığıdır. Bu konuda en kaliteli tesislerden olan Sefa Termal ile sizlere hizmet vermekteyiz.